Hodobax Zayıflama Kapsülü Almira Kozmetik Resmi İnternet ve Satış Sitesi - www.almirakozmetik.com.tr
 
Ana Sayfa | Alışveriş Sepetim | Müşteri Hizmetleri | Sipariş Takibi | S.S.S | İletişim

Yeni Eklenenler | İndirimli Ürünler | En Çok Satan Ürünler | Haftanın Ürünleri | Sizin İçin Seçtiklerimiz | Top 10 Ürünleri | Tüm Kategoriler | Tüm Ürünler  
Mağazamız Yenilendi! Fırsatlar Tüm Kategoriler Müşteri Hizmetleri
Ürün Arama
 Ana sayfa > Zayıflama ve Diyet > Hodobax Zayıflama Kapsülü

 Hodobax Zayıflama Kapsülü
İzlenme Sayısı : 562 | Ürün Kodu : # 584


HodobaX Zayıflama Kapsülü

Detaylı Bilgiye Ulaşmak ve Resmi Satış Sitemizden Sipariş Vermek İsterseniz http://www.hodobax.info/ Hodobax Resmi İnternet ve Satış Sitemizi Ziyaret Etmenizi Öneririz.


Bizdeki Fiyatı : 79,00 TL
Kdv Oranı : % 8 Dahildir.
Stok Durumu : Stoklarımızda
Tavsiye Et !
Yorum Yaz
Yorumları Okuyun
Takip Edin

 

  Ürün Özellikleri     
HodobaX, % 100 doğal ve % 100 bitki ihtiva eden, kliniksel deneyler ve laboratuvar sonuçları ile bir araya getirilip el değmeden hijyenik ortamlarda son teknoloji kullanılarak üretilen zayıflamaya yardımcı bitkisel form kapsülüdür.

Gönüllü 1000 adet denek üzerinde yapılan kliniksel deneyler sonucunda HodobaX'ın 15 günde etkisini gösterdiği ve 3 ile 12 kilo arasında kilo verdirme etkisinin olduğu gözlemlenmiştir.

Bu deneyler sonucunda diğer zayıflama ve diyet yöntemlerinde görülen su kaybının en az seviyeye indirgendiği belirlenmiştir.

Zayıflama, diyet ve form koruma yöntemlerinin çoğunda vücuttaki suyun atılması hedeflenmiştir. Uygulama sonuçlarında her ne kadar kilo kaybı gözlenmiş olsa da vücuttan atılan su zamanla aynı oranda geri alınır.

Vücudun geri almış olduğu suyun yanı sıra bu durum metabolizmaya doğrudan zarar vermektedir. Enerjisi en alt seviyelere düşen metabolizma daha çok kalori ihtiyacı duyarak kalorisi yüksek gıdalara yönelip vermiş olduğu kilo miktarının fazlasını geri alacaktır. Unutulmaması gereken vücuttan kolay yollarla atılan su kaybı asla kilo kaybı olarak nitelendirilmemelidir. 

Vücuttaki sudan sonra, vücudun atmak isteyeceği unsurlar, yağlar ve kaslardır. Yağlar, en çabuk kimyasallar ile atılırlar. Ancak kimyasal maddeler ve ilaçlar ile atılan yağlar vücut tarafından yeniden alınma eğilimindedirler ve çok çabuk biçimde geri alınırlar.

Çoğu diyet ve zayıflama yönteminde erime gerçekleşen kasların ise kendilerini toparlamaları, diğer unsurlara göre çok daha zordur ve istenmez.

HodobaX, içerdiği bitkisellerle, vücudun su kaybını engeller ve su kaybı nedeni ile "zayıflamış gibi" olma durumunu yaratmaz.

HodobaX, besleyici elemanları, kas erimesini engeller.

HodobaX'ın hedefi ve uygulama merkezi yağlardır.

HodobaX 'ın yukarıda sayılan etkileri sonucu vücut; ihtiyacı olan kaloriyi, mevcut yağları kullanarak temin etmeye çalışır ve bu da yağların erimesine ve kilo kaybına neden olur.

HodobaX, yemeklerden önce ılık su ile alınması, tokluk hissi yaratır ve nispeten    fazla yemek yenmesini engeller.

HodobaX, yiyecekler ile alınan yağların, midede emilmesini engeller ve mide    tarafından emilim en aza indirilerek, yağ ve kalori olarak vücutta    depolanmamasını sağlar. Kötü kolesterol ve trigliseritlerin    atılımında etkilidir.

HodobaX,yiyecekler ile bağırsaklara ulaşan besinlerin, burada emilimini en aza    indirir. Diğer mineral ve vitaminler alınırken, yağlar gaita yolu ile dışarı    atılır.

 HodobaX 'ın yukarıda sayılan etkileri sonucu vücut; ihtiyacı olan kaloriyi, mevcut yağları kullanarak temin etmeye çalışır ve bu da yağların erimesine ve kilo kaybına neden olur.

HodobaX, hiç bir nedenle, vücuttaki su ve kasların kaybına neden olmaz. Yağ yakımı kimyasal olmadığı ve vücut kendi sistemi içerisinde bu yağları erittiği için, yağların tekrar geri alımı söz konusu değildir.

HodobaX, FORM TABLETİ DEĞİLDİR. Formda olanların kullandığı, kilo almayı engelleyen ancak kilo vermede herhangi bir etkisi olmayan form tablet ya da kapsül değildir

HodobaX, hiç bir kimyasal içermez. Mineral ve her ne ad altında olursa olsun, hiç bir katkı maddesi içermez. Tamamen BİTKİSELDİR.

HodobaX, yasal olmayan yollar ile yurda sokulan ya da satılan; bu nedenle de herhangi bir denetime tabii olmayan bir ürün değildir. T.C. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın, 13.12.2005 tarih ve 16-0006-0001-2 Sayılı izni ile üretilmiştir ve Türkiye Cumhuriyeti'nin denetim mekanizmaları ile her aşamada denetlenmektedir.

HodobaX, ilaç değildir. Türk Gıda Kodeksine uygun olarak hazırlanmış gıda takviyesidir.

HodobaX, 1 kutu içerisinde 60 kapsül hap bulunmaktadır.

Bilindiği üzere, fazla kilolu kişiler ile vücudu su tutmaya elverişli kişilerin kilo vermeleri başlangıçta daha kolaydır. Açıklanan nedenlerle, 7 kiloya kadar fazlası olan kişilerde yemeklerden önce ikişer tane HodobaX kullanımı yeterli olmaktadır. 22 ile 45 günlük bir kullanım belirtilen kiloyu verdirir.

7 kilodan daha çok fazlalığı olanlarda kullanım, yemeklerden önce üçer adettir. Verilen kilolara bağlı olarak, devam ettirilip ettirilmemeye karar verilmelidir.

HodobaX Klinik Sonuçları

 

1000 katılımcı denek ile 1 ay süresince yapılan deneyler sonucu;

Genel Olarak;
% 1 inde        24 kg üstü
   % 14 ünde   15-24 kg
   % 16 sında   12-15 kg
   % 47 sinde     7-12 kg
  % 19 unda       3-7 kg
 % 3 ünde       0-3 kg

Kilo Kaybı Gözlenmiştir.

Hodobax 'ın alınma zamanına göre
Yemeklerden 30 dakika önce alanlarda   10.1 kg
Yemekten hemen önce alanlarda     8,1 kg
Belirsiz Zamanlarda Alanlarda     4,7 kg

Kilo Kaybı Gözlenmiştir.

Kahvaltı Alışkanlığına göre
Sabah Kahvaltısı yapanlarda    11,3 kg
Sabah Kahvaltısı yapmayanlarda      7,8 kg

Kilo Kaybı Gözlenmiştir.

Ilık Su ile Alınmasına göre
Ilık su ile alanlarda    11,7 kg
Soğuk su ile alanlarda      9,6 kg

Kilo Kaybı Gözlenmiştir.

1.000 Denekte toplam 9236 kg (ortalama kilo kaybı 9,2 kg) kilo kaybı gözlemlenmiştir.

Klinik deneyler sonucu;

  • 7 kiloya kadar fazlalığı olan kişilerin 2 adet
  • 7 ile 15 kilo arasında fazlalığı olan kişilerin 3 adet
  • 15 kilo ve üzeri fazlalığı olan kişilerin 4 adet

HodobaX 'ı yemeklerden 30 dakika önce, ılık su ile almaları önerilir.

HodobaX İçeriğindeki Bitkiler

Melissa

Ballıbabagiller familyasından; çok dallı, beyaz çiçekli otsu bir bitkidir. En önemli türü tıbbi melissadır. İstanbul, Bursa, Ege ve Akdeniz bölgesinde yetişir. Boyu 30 - 80 cm kadardır. Limon kokuludur. Çok yıllık bir bitkidir. Yaprakları ince ve yumuşak tüylüdür. Çiçekleri beyazdır. Yapraklarında tanen, reçine ve uçucu bir yağ vardır. Mide ve bağırsak ağrılarını keser. Kalbi kuvvetlendirir. Hazımsızlık, baş ağrısı ve migrende faydalıdır. Melankoli, sara, baş dönmesi, kulak çınlaması ve sinir krizlerinde şikayetleri ortadan kaldırır. Bayılmalarda kullanılır. Mide ve bağırsak gazlarını söker. Aybaşı ağrılarını keser ve aybaşı kanamalarını düzenler. Huzursuzluk ve sıkıntıları giderir. Hafıza zayıflığında faydalıdır.


Melek Otu

Maydanozgiller familyasından; dere kenarlarında, çayırlarda ve ormanlardaki ağaçsız alanlarda yetişen, boyu 3 m kadar, hoş kokulu, otsu bir bitkidir. İstanbul, Marmara Bölgesi, Doğu Karadeniz ve Beyşehir dolaylarında yetişir. Boyu 1- 1,5 m kadardır. 2 veya çok yıllık bir bitkidir. Gövdesi silindiriktir. Boyuna çizgiler vardır. İçi boştur. Mavimtırak yeşil veya kırmızı renktedir. Çiçekleri beyazdır. Kökü ve rizomların da uçucu bir yağ ve tanen ihtiva eder. Yaz ve sonbahar aylarında toplanıp kurutulur. Mide ve bağırsak hastalıklarına iyi gelir. Sinirleri kuvvetlendirir. Spazmları giderir. Astım nöbetlerini giderir. Kuvvet ve iştah verir. Nekahat devresinin kısa sürmesini sağlar. Yapraklarından çıkan suya, bir parça pamuk bastırılıp, diş çürüğüne konursa, ağrıyı keser. Kan dolaşımını düzenler. Terletir. Kurutulmuş melekotu, dövülüp başa sürülecek olursa, bitleri öldürür



Mürver Çiçeği

10 m kadar boyunda ağaççık. Çiçekleri krem rengi, küçük, 5 parçalı, kuvvetli kokulu, tad müsinli, önce tatlımsı, sonra acı lezzetlidir. Küçük, siyahımsı mor ve üzümsü olan meyvelerinin suyu kan kırmızısıdır ve üç küçük çekirdeği vardır. Haziran-temmuz ayları arasında çiçek açar, ağustosta meyve verir. Türkiye'de özellikle Ankara, Bolu, İzmit ve Erzincan'da yetişir ve bahçelerde yetiştirilir.

Faydaları: Soğuk algınlığı ve gribe karşı, terletici olarak çok etkilidir. Çiçek çayı ayrıca, üst solunum yolları iltihabına, saman nezlesi ve sinüzit iltihabına karşı önerilmektedir. Nezleden kaynaklanan duyma bozuklukları çiçek çayı ile iyileşebilir. Ihlamur çiçeği gibi mürver çiçeği de bağışıklık sistemini güçlendirir. Ayrıca deri hastalıklarına ve kötü beden kokularına karşı, ürik asit seviyesini düşürmede kullanılmaktadır.

Amber Çiçeği

Vatanı Çin ve Hindistan'dır. Kelebek çiçekgiller familyasındandır. Her zaman yeşil 1.5 m yüksekliğinde bir çalıdır. Sarı çiçekli beş köşeli piramit şeklinde çiçekleri vardır.

Kabızlığa karşı etkilidir; müsil ve yumuşatıcı etkiye sahiptir. Ekşi tadından ve C vitamini yoğun olduğundan dolayı şeker hastalığına, göz, böbrek ve karaciğere iyi gelir. Afrodizyak etkisi vardır. Yatıştırıcı ve antispazmodik etkisi vardır. Stres, anksiyete depresyonda kullanılır. Besleyici özelliği vardır.




Süpürge Otu


Fundagiller familyasındandır. Küçük çok dallı 1 m boyunda, herdem yeşil, beyaz ya da mor çiçekli ve çalı görünümünde bir bitkidir. Yaprak, dal ve çiçeklerinden infüzyon yolu ile faydalanılır. Saponin, Erica vulgaris içerir.
Faydaları : İshali keser, idrar söktürür. Böbrek kum ve taşlarının düşürülmesin yardımcı olur. Nikriste de faydalıdır. Anne sütünü artırır. Zayıflamada etkilidir. Lapası, ağrıları keser. Çıban ve egzamada faydalıdır.
Kas güçlendiricidir, kanı temizler, romatizma tedavisinde faydalıdır. Yatak ıslatma problemlerini çözer. Üriner Sistem:Diüretik etkisi vardır. Bağışıklık Sistemi:Terleticidir, doğal afrodizyaktır.

Isırgan Otu

Kökünden başlamak üzere, kökü, yaprakları, tohumları bile şifalı olan bir bitkidir. Eski çaylarda da büyük bir saygınlığa sahipti. Albrecht Dürer (1471 - 1528) bir tablosunda, elinde ısırgan otu olan bir meleğin Tanrı katına uçuşunu canlandırmıştı.İsviçreli botanik bilimci Künzle, bir yazısında, yakıcı özelliği sayesinde (Tüylerde bulunan histamin ve asetilkolin) korunmamış olsaydı, bitkinin kökünün çoktan kurumuş olacağını belirtmişti. Eğer kendini koruyamamış olsaydı, haşarat ve hayvanlar onu çoktan yok etmişlerdi.




Büyük ısırgan otu (Urtica diocia L.), çok yıllık ve otsu bir bitkidir, boyu bazen 1 m'yi geçer, yapraklar koyu yeşil renkli, saplı,dişli kenarlı ve yakıcı tüylüdür.
Küçük ısırgan otu (Urtica Urens L.), bir yıllık ve otsu bir bitkidir. Boyu 60 cm kadar olabilir. Yapraklar açık yeşil renkli, saplı, dişli kenarlı ve yakıcı tüylüdür.
Duvar kenarları ve harabeliklerde bol olarak görünür.Her iki türün de yaprakları 2-4 cm uzunlukta, oval veya kalp biçimindedir. Taze iken deri ile temas edince deride kızartı ve yanma yapar. Dızlağan ve dikenli ısırgan isimleriyle de bilinir. Türkiye' de her iki tür de yetişir.

Egzema ve egzemaya eşlik eden baş ağrıları ısırgan otu çayı ile iyileştirilebilirler. Isırgan otu, böbrek ve mesane taşı oluşumuna karşı da kullanılabilir. Böbrek hastalıkları ve zorlu baş ağrıları genellikle bir arada görülürler. Egzemalar genellikle dahili bir nedene dayandıklarından, onları içerden, kan temizleyici bitkilerle iyileştirmek gerekebilir. Isırgan otu, en başta gelen kan temizleyici ve aynı zamanda kan yaptırıcı bir bitkidir. Böylece, pankreas üzerinde de çok olumlu etkileri olduğu için, ısırgan otu çayı ile kandaki şeker düzeyi düşürülebilir. İdrar yolları hastalıkları ve iltihapları, da bitki çayı ile iyileştirilebilirler.

Aynı zamanda da dışkılama kolaylıkları sağladığından, bir ilkbahar kürü için özellikle önerilir. İlkbaharda ve sonbaharda filizlenişinde, onunla 4 haftalık bir çay kürü yapmak önemlidir. Sabahları aç karnına,kahvaltıdan yarım saat önce bir bardak ve gün boyunca 1-2 bardak çayı yudumlanarak içilebilir. Bu tür çay kürlerinden sonra kişi kendini anlatılamayacak kadar iyi hissedebilir. Ayrıca bu çayın lezzeti hiç de kötü değildir. Ama duyarlı kişiler, ona biraz papatya veya nane ekleyerek, lezzetini ve kokusunu değiştirebilirler.Isırgan otu, karaciğer ve safra kesesi hastalıklarında, dalak hastalıklarında, solunum sistemi balgamlanmasında, mide kramplarında ve ülserlerinde, bağırsak ülserlerinde ve akciğer hastalıklarında öncelikle önerilir. Değerli etken maddeleri (Potasyum tuzları, organik asitler-formik asit, histamin, asetilkolin ve Vitamin C) alabilmek için, çay hazırlanırken, yapraklar yalnızca haşlanır (kaynatılmaz).

Isırgan otu, koruyucu olarak da günde bir bardak içilebilir. Mikroplu hastalıklarda ve mikrop salgılanan hallerde de bitki çok iyi bir yardımcıdır. Belirli bir yaştan sonra bedendeki demir miktarı azalmaya başlar.

Bu nedenle, yorgunluk ve bitkinlik halleri görülür, kişi yaşlandığını düşünmeye başlar ve verimliliği giderek azalır. İşte bu durumlarda, demir içerikli taze ısırgan otu ile çok olumlu sonuçlar alınabilir. Bir ısırgan otu küründen sonra, kişi kendini çok kısa bir süre içerisinde eskiye oranla çok daha rahat hisseder, enerji ve çalışma gücü geri gelir, dış görünüm olarak da belirgin bir düzelme başlar. Safrakesesi rahatsızlığı ve kansızlık durumlarında da bitki çayı fayda sağlayacaktır. Ödemlerde, ısırgan otu bedendeki fazla sıvıyı emerek büyük yararlar sağlar. Kan yaptırıcı özelliği sayesinde, kansızlık solgunluklarında, alyuvarlar eksikliğinde, anemi de yardımcı olur. Herhangi bir alerji rahatsızlığı çekenler (bahar nezlesi dahil) uzun bir süre ısırgan otu çayı içebilirler. Bitki, soğuk algınlığına yatkınlığı önler, romatizma ve gut hastalıklarında yardımcı olur.

Taze ısırgan otu yaprak ve kökünün kaynama suyuyla baş yıkanabilir ve saçlar canlanarak, sık bir biçimde büyümeye başlarlar. Her tür saça özellikle iyi gelen ısırgan otu tentürünü herkes kullanabilir. Kafa derisi kepeksiz, saçlar sık, yumuşacık ve parlak. Damar tıkanıklıklarında da (baldırlarda), ısırgan otu çok büyük yardımlar sağlar. Bu hastalığı çeken bazı kişiler, eğer zaman geçirmeden, ısırgan otu kökü ayak banyoları yapacak olurlarsa, olası bir bacak empütasyonundan kurtulabilirler. Her tür kramp, nerden gelirse gelsin, kan dolaşımı bozukluğunun habercisi olabilir. Böyle durumlarda, bitkinin kaynama suyuyla masaj veya banyo yapmak fayda sağlayacaktır. Bu durum, koroner damarlarının daralması gibi özel durumlarda da geçerlidir. Belden yukarısı banyo küvetine doğru eğilir ve kaynatılmış bitkinin ılık suyuyla kalp bölgesine hafifçe masaj yapılır. Siyatik, lumbago ve kollarda, bacaklarda oluşan sinir iltihaplanmalarında, ağrılı bölgelere, yapraklı taze ısırgan otu dalı hafifçe sürülür. Örneğin siyatikte, ayak ekleminden başlamak üzere, dıştan kalçaya kadar ve oradan da bacağın iç tarafından topuğa kadar yavaşça sürülür. Bu iki kere daha yenilenir ve son olarak, kalçadan başlayarak aşağı doğru inilir. Gerektiğinde daha başka bölgelere de aynı biçimde uygulanır. Isırgan otunun sebep olduğu kaşıntıyı önlemek için, işlem sonunda o bölgeler pudralanır.

Kullanılan bitki ne kadar taze olursa, şifalı gücü de o kadar fazladır. Kış için bir miktar stok yapmayı da unutmayın ve kurutacağınız bu ısırganları mayıs ve haziran ayının güneşli günlerinde toplamaya dikkat edin. Kendi sağlığınız için bir şeyler yapabildiğinize sevinin. Ama ama en önemlisi sadece ihtiyacınız kadar bitki toplayın. Eğer sadece yaprak ve saplara ihtiyacınız varsa kesinlikle bitkiyi köküyle beraber sökmeyin.

Bir bölgedeki tüm bitkileri tamamen koparmayın. Gelecek yıllarda da bitkinin neslini sürdürmesine izin verin!

 

 



 
 
Müşteri Hizmetleri 128 Bit Güvenli Alışveriş Tüm Kredi Kartları ile Ödeme İmkanı Hakkımızda | Kurallar | Teslimat ve Garanti
Güvenlik | Sıkça Sorulan Sorular | Banka Hesapları | İletişim

almirakozmetik.com.tr'de kullanılan resimler, metinler ve diğer tüm içeriklerin telif hakları "ALMİRA KOZMETİK"e aittir.
Bu sitede yer alan içerikler, ALMİRA KOZMETİK'in izni olmadan basılı veya elektronik bir ortamda kesinlikle izinsiz olarak kullanılamaz ve çoğaltılamaz.

Datasep ® Yazılım Ürünleri - Shop V.2.06